OSMANLI RUHU


Bu makale 2016-05-25 12:07:44 eklenmiş ve 5079 kez görüntülenmiştir.
Şafak Tunç
Tarihçi Yazar

OSMANLI RUHU

 Bakara sûresi 2/134. âyetinde;“Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız; siz onların yaptıklarından sorulacak değilsiniz.” buyrulmaktadır. Osmanlı kendi zamanının tecelli ve tatbikatını yaşamış ve tarihteki seçkin yerini almıştır. Osmanlı ruhunu takip etmek geçmişe takılıp kalmak ile değil, onların ilke ve hedeflerinin özünü benimsemek ve daha da ileriye taşımak ile mümkün olabilir.

Osmanlı kendisinden önceki medeniyet olan Selçuklu’yu “taklit” etmemiştir. Selçuklunun kültürel değerlerini kendi potasında eritmiş ve daha ileriye taşımıştır. Mimari anlayışta bile Selçukluyu taklit etmemiş hükümran olduğu topraklardaki anlayışları harmanlayarak kendi üslubunu oluşturmayı başarabilmiştir. Ancak maalesef bugün özelikle cami mimarisinde hala kendimize ait bir üslup geliştiremedik, hala yapılan camilerde Osmanlı mimari anlayışını bugüne taşımaktan başka bir anlayış ortaya koyamadık.

 Osmanlı o kadar yüksek bir medeniyet inşasında bulunmuştur ki, ardından gelenlerin gözlerini kamaştırmıştır. Osmanlı sadece milyonlarca kilometreyi bulan geniş bir coğrafyayı egemenliği altında tutmakla sınırlı kalmamış çok yüksek bir medeniyet kurarak ve sadece egemenliği altına aldığı coğrafyayı ve kültürleri değil, neredeyse bütün dünyayı etkilemiştir. Elbette ki bu kadar yüksek bir medeniyet inşası ardıllarını bir nevi komplekse de düşürmüştür. Ancak bu komplekse girmeden daha ileri neler yapılabilirin fikrî altyapısı oluşturulabilirse geleceğe dair izlenecek politikanın alt yapısı oluşturulabilir.

 OSMANLI DEVLETİ‘NİN TARİHİ MİSYONUNA BAKILDIĞINDA ONUN BİR “DİN DEVLETİ” OLMAK YERİNE “İNSAN DEVLETİ” OLMAYI TERCİH ETTİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR.

 Her ne kadar şeriat kanunları yürürlükte olsa da örfi hukuk kurallarını uygulamış olması ve yönetimi altındaki ulusların din ve mezhep anlayışlarına saygı göstermesi bunu göstermektedir.Osmanlı için MİLLET demek Fransız ihtilalinin tanımladığı sosyolojik ve ideolojik yönü ağır basan MİLLET anlayışından uzaktır. Osmanlı için millet demek konuştuğu DİL ile değil inandığı DİN ile tanımlanan bir kavramdır.

 Osmanlı için Millet demek din ve mezhebe göre tarif edilmiş bir kavramdır. Çünkü millet kavramı  Kur’an’da “BABANIZ İBRAHİM’İN MİLLETİ...  denilerek bir peygambere inanan insan topluluğu olarak tarif edilir. ”

 Aziz Pavlus, da Romalılara mektubunda “soyumuzun atası İbrahim”  der.

Millet kelimesi Arapça'daki "mille" kelimesinden türeyen bir kelimedir.  ve"Bir söz" manasına gelir. Dolayısıyla millet, belirli bir "sözü" yani vahyi kabul eden insan topluluğu demektir. 20. yüzyıl başlarına kadar Osmanlı literatüründe "millet", aynı dine veya mezhebe inanan insan topluluklarını ifade etmek için kullanılmıştır. 19. yüzyıl ortalarından itibaren aynı sözcük Fransızca/İngilizce nation kavramına karşılık olarak kullanılmıştır. Latince kökenli olan "nation", kelimesi de kök anlamı itibariyle "aynı atadan gelenler topluluğu" demektir. Millet kavramı, Kur'an'da "din" ve "şeriat" manasında kullanılmaktadır.

 Zamanımızda çağdaş anayasaların en önemli ilkelerinden biri din ve vicdan özgürlüğüdür. Osmanlı tarihini incelediğimizde görülecektir ki, söz konusu özgürlük, gayrimüslimleri uzun yıllar Osmanlı yönetimine bağlamış ve millî kimliklerin korunmasında etkili olmuştur.

 İktidarı elinde tutan padişahların bu coğrafyadan yapmış oldukları evlilikler, devşirme sistemi ile bu coğrafyadan alınan Hıristiyan çocuklarının gerek Yeniçeri Ocağı’nı oluşturması ve gerekse padişahlık ve ulema sınıfı hariç üst düzey devlet görevlisi yapılması, Osmanlının emperyal bir bakış ile bu toprakları yönetmediğini göstermektedir.

 Sömürgeci zihniyete sahip bir devletin yerel halkları kendi yönetiminde üst düzeylere çıkarma geleneği Osmanlı Devleti’ni diğer imparatorluklardan ayıran en önemli unsurdur. İngiltere gibi bir devlet Hindistan’daki yerel halktan birisini kendisine başbakan yapmamıştır. Ancak Osmanlı Devleti Balkan kökenli Sırp Hırvat, Arnavut ve Boşnaklardan pek çok vezir-i Azam yani Devletin ikinci adamı olan Başbakan düzeyinde üst düzey bürokratı devlet yönetimine getirmiştir.

 Kabileci milliyetçilik anlayışı Osmanlı’nın uygulamadığı bir siyasettir. Milliyetçi akımların arttığı 19 yüzyılda bile Osmanlı’nın RUM büyükelçileri Ermeni nazırları ve üst düzey bürokratları vardı.   Yahudiler üst düzey bürokraside görülmezdi ama taşra bürokrasisinde önemli bir ağırlıkları vardı.Devşirme denilince zannediliyor ki Osmanlının bütün askerleri Müslüman olmak zorundaydı. Hayır. Osmanlı’nın muharip sınıflarında bile Hıristiyan askerler bulunurdu. Osmanlı Donanması Paskalya ve Noel bayramlarında demir atar ve sefer yapmazdı.

Bugün İslam adına cihad yaptığını iddia eden bir takım yapıların ortaya koyduğu davranışlar Osmanlı anlayışından çok uzaktır. İnsanları başka bir inanç mensubu olduğu için öldürmek ve bunu din adına yaptığını ileri sürmek sadece bir yanılgıdır.Bugün cihad yapıyorum diyerek İslam’ın temsilcisi olduğunu ileri süren kişi ve topluluklarla İSLAM’ın pek de bir ilgisi olmadığı Kur’an ve Hadislere baktığımızda görebiliyoruz.

 Kur’an’da; “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi MİLLETLERE VE KABİLELERE AYIRDIK. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır…”  buyrulmaktadır. Yani insanları milletler ve kabileler olarak yaratmak Allah’ın PROGRAMIDIR. O halde hiç kimse diğer bir milleti ALLAH adına öldüremez. Çünkü bütün milletleri yaratan bu programın sahibi olan Allah’tır. Allah’ın yarattığı kulları Allah adına öldürmek en büyük cinayettir.

 Bütün bunlar Osmanlı Devleti’nin egemenlik kurduğu coğrafyalarda insanlara nasıl muamele etmesi gerektiği ile ilgili bir düstur vermiştir.Osmanlı bu misyonun temsilcisi olmaya gayret etmiştir. Ancak şu da bir hakikattir ki 623 yıllık tarihinde bu siyasetin her zaman arzu edilen bir şekilde gerçekleşmediği de muhakkaktır.

 

Facebook'ta Paylaş
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
E-Mail Bülten Kaydı
DÖVİZ KURLARI
Kur Alış Satış
Dolar 5.8054 5.8286
Euro 6.5399 6.5661
HAVA DURUMU
ISTANBUL
ARŞİV
- -
ANKET
REFERANDUMU DESTEKLİYORMUSUNUZ?
EVET
HAYIR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
EFAHaber

©
Copyright 2015 EFAHaber. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz