TÜRK BİLGE KAĞAN VE ATATÜRK


Bu makale 2016-01-05 01:35:19 eklenmiş ve 6217 kez görüntülenmiştir.
Mustafa Çevik
Eğitimci Yazar

TÜRK BİLGE KAĞAN VE ATATÜRK

Türk tarihinin en bilinçli halkına sahip olan Göktürkler, öyle bir tarih yarattılar ki bu tarih bize ulusumuzun gerçek adını öğretmekle kalmadı, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e de esin kaynağı oldu. Onların Çin’e karşı verdikleri kurtuluş savaşının aynısı 1200 yıl sonra yedi düvele karşı verildi. Türk adıyla kurulan ikinci ve son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti de böylelikle kurulmuş oldu.

Tarihte Türk adıyla kurulmuş olan ilk devletin lideri Türk Bilge Kağan…

Türk adıyla kurduğu cumhuriyeti ilelebet yaşatacak ilkelerin yaratıcısı Mustafa Kemal Atatürk…

Ve her ikisinin arasında Türk adıyla kurulan başka bir devlet bulunmuyor.  Ulus bilinciyle hareket eden iki devlet adamı arasındaki benzerlikler ise hayret verici nitelikte.

Atatürk’ün daha Büyük Nutkunu yazmadan önce Orhun Abidelerini incelediğini ve Thomsen ile Necip Asım’ın eserlerinin kenarlarına önemli işareti koyarak notlar aldığını biliyoruz. Nutuk’u incelediğimizde Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurup devlet, millet, adalet, yönetim, kültür ve laiklik gibi kavramları geliştirirken Türk tarihinin farklı dönemlerinden çokça faydalandığına şahit oluyoruz.

Her şeyden önce Göktürk devletinin yeniden kuruluşuyla, Atatürk’ün başlattığı ve yönettiği kurtuluş savaşı bir çok bakımdan benzerdir. Her iki  kurtuluş savaşı kazanıldıktan ve devletler ayağa kaldırıldıktan sonra liderleri Atatürk ve Bilge Kağan, bütün zorlukları, bütün mücadeleleri anlattıkları ve halklarına geleceğe dair hedefler gösterdikleri Büyük Nutuk ve Orhun Abidelerini aynı duygu ve ruh birliği içerisinde kaleme alırlar. Bu bize Türk devlet yapısının 1300 yıl öncesinden kaynaklanarak bir zincir halinde bugüne kadar uzana geldiğini göstermektedir.

Bilge Kağan ve Atatürk devletlerini yeniden kuran liderler olmanın ötesinde, milletlerini kendi iradeleri, özgürlük ve demokrasi içinde bilinçlendirme ve yönlendirme gücüne sahip üstün yetenekli komutanlardır.

Geleceğe dönük tehlikeleri gördüklerinden milletlerini yok olma tehlikesinden kurtarabilecek çareleri, Türk ve dünya tarihine aynı zamanda birer kaynak ve tarihi belge olarak bıraktıkları ve milletlerine hayat iksiri olarak sundukları Nutuk ve  Orhun Abidelerinde ölümsüz sözler olarak dile getirirler. İkisi de kendi devirlerinin ortak tarihi belgeleridir. Devleti ve milleti esarete mahkum eden sebepler veciz bir dille anlatılır. Yeteneksiz bilgisiz ve güçsüz yöneticilerden şikayet ederler.

Bilge Kağan: “Eğer halktan biri hata yaparsa bu onun kendi hayatını etkiler. Töreler neye hükmediyorsa o ceza verilir. Ama bir komutan, bir kağan, bir devlet adamı hata ederse, yanılırsa, aldatılırsa bu bütün bir ülkenin, milletin kaderini etkiler. Yanılan, aldatılan, kandırılan bir kimseden lider olmaz. Halkına bir fayda da gelmez. Kendisini değil de halkını düşünen kimse zaten hatasını bilir ve iktidar sevdasına düşmez”  diye ders verirken, Atatürk Büyük Nutkunda buna paralel olarak siyasi ve kişisel emellerini milletin üstünde tutarak düşmanla işbirliği yapan dahili ve harici bedhahlara karşı bizleri uyarmaktadır.

Nutukta Osmanlının yıkılışı ve kurtuluş savaşına gelinen sebepler, Orhun Abidelerinde ise Göktürklerin yıkılışı ve elli yıllık Çin esareti ayrıntılarıyla anlatılır. İkisi de ülkelerinin durumunu tasvir ederek verdikleri mücadeleleri gözler önüne sermişlerdir. Atatürk ülkenin bütün ordularının dağıtıldığını, bütün tersanelerin yıkıldığını ve silahların ellerinden alındığını söylerken, Bilge Kağan halkın aç ve yoksul olduğunu, Çin içinde onlar gibi yaşamaya zorlanarak benliklerini ve milli kimliklerini kaybettiklerini, ok ve yaylarının ellerinden alındığını söyler. Esaretten çıkış yolları ve çözüm önerileri aynıdır: Hâkimiyetin ve gücün millete ait olduğu, birlik ve beraberlikle, barış içinde yaşayan bir ulus devleti kurmak.

Bilge Kağan’ın Ayrılık diye bir şey yok. Olamaz da. Denizi bölebilir misin parça parça? Yanılan yüreklere devletin gücünü hatırlatmak gerekiyor sadece” sözüyle, Mustafa Kemal Atatürk’ünBirlik olma duygumuz zayıfsa hür yaşama saadetini, düşmanları yenme kudretini elde edemeyiz” sözleri aynı ruh ve inanca sahip olduklarının bir göstergesidir.

Her iki lider de Türk devlet geleneğini fertlerin milletine ve devletine olan maddi ve manevi bağlılıklarını esas alarak geliştirme yoluna gitmiştir. Halkta milli bir ruh ve şuur uyandırmaya çalışarak toplumlarını bilinçlendirmek için geleceğe dair her türlü tehlikeye karşı uyarmaktan geri durmamışlardır.

Atatürk göçebe kavimlerde milli şuur ve vicdan son derece güçlü bir bağ oluşturuyordu” diyerek milli birlik ve beraberlik ilkesi üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Devletini şekillendirmeye çalışmış, Göktürkler ve Bilge Kağan’ın milli şuur, barış ve kardeşlik ilkesini vicdani bir sorumluluk olarak görmüş ve uygulamıştır.

Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Bilge Kağan öldükten sonra bile milletlerini gözetmeye devam eden Türk tarihinin en büyük liderleridir. Onları izleyerek ve örnek alarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Yeter ki aynı ruh ve bilinçte olsun insanlarımız.

MUSTAFA ÇEVİK

Facebook'ta Paylaş
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
E-Mail Bülten Kaydı
DÖVİZ KURLARI
Kur Alış Satış
Dolar 5.8054 5.8286
Euro 6.5399 6.5661
HAVA DURUMU
ISTANBUL
ARŞİV
- -
ANKET
REFERANDUMU DESTEKLİYORMUSUNUZ?
EVET
HAYIR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
EFAHaber

©
Copyright 2015 EFAHaber. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz