MİT SORUŞTURMASINDA ÖNEMLİ GELİŞME!

Terör örgütü FETÖ'nün, MİT Başkanı Hakan Fidan ve bazı MİT görevlilerine yönelik, 7 Şubat 2012'deki kumpasıyla ilgili soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 34 şüpheli hakkında birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.
Bu haber 2020-02-14 08:01:36 eklenmiştir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaklaşık 8 yıldır süren "7 Şubat MİT kumpası" iddianamesinde, 34 şüpheli hakkında birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Şüpheliler kim?

İddianamede, şüpheliler arasında FETÖ elebaşı Gülen ile yargı, emniyet, MİT imamları, eski polisler ve bir gazeteci bulunuyor.

Kumpas öncesi 2 FETÖ'cü ABD'ye gitti 

İddianamede ayrıca kumpas öncesinde emniyet ve yargıdan sorumlu iki FETÖ'cü mahrem imamın Amerika'ya gittiği tespiti yer alıyor.

Suçlama: Darbe askeri casusuluk

İddianamede, şüphelilerin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, gizliliğin ihlali, nitelikli resmi belgede sahtecilik” suçlarından cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede, FETÖ’nün nihai hedefine ulaşmak için hükümet ile güç mücadelesine girdiği amacına ulaşmak için de kurgu ve kumpas soruşturma ve davalarla eylemler yaptığı ve bunların da “Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir Askeri Casusluk, Tahşiye, Selam Tevhid, MİT, MİT Tırları ve 17-25 Aralık gibi” soruşturmalar olduğu vurgulandı.

“Emniyetin temiz dediği evlerden böcek çıktı'' 

Seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelik ilk teşebbüsün ise MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması olduğu belirtilen iddianamede, 7 Şubat 2012’ye gelinen sürecin 2011 yılında başladığı ve o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki konutunda emniyetin “Temiz” raporu vermesine rağmen MİT tarafından yapılan aramada prizlerde “Böcek” diye tabir edilen dinleme cihazının bulunmasıyla başladığı vurgulandı.

Aynı dönemde İstanbul’da da KCK’ya yönelik bir operasyon yapıldığı ifade edilen iddianamede, burada da arama listesinde olmadığı halde bir ajansa baskın yapıldığı ve orada gözaltına alınanlardan birinin MİT irtibat elemanı olduğu belirtildi.

İddianamede, bu süreçte MİT’in devreye girerek, “Konu deşifre olursa pek çok MİT elemanının hayatı tehlikeye girer” diyerek daha sonra MİT krizi olarak bilinen soruşturmada görev alacak savcılardan Bilal Bayraktar ve Sadrettin Sarıkaya’yı uyardığı ve karşılığında “Canınız bize emanet” güvencesi alındığının bilgisine yer verildi. İddianamede, bu sözü veren savcıların hemen sonra MİT görevlileri hakkında teknik takip kararı aldırdıkları da anlatıldı.

“MİT elemanın çizdiği KCK şeması FETÖ'nün eline geçti'' 

FETÖ üyelerinin, gözaltına alınan MİT irtibat elemanı M.Ö’nün verdiği ifadelere eklemeler yaparak MİT ile PKK’yı ilişkili göstermeye çalıştığı vurgulanan iddianamede, “MİT haber elemanı olduğu anlaşılan M.Ö isimli şahısın ifadesinde, anlatmadığı hususlar oldu bittiye getirilerek ifadesine eklendi” denildi.

Bu ifadelerin MİT ve PKK’yı ilişkili göstermek için kullanıldığı ifade edilen iddianamede, iki yıl boyunca büyük emek verilerek oluşturulan KCK yapılanmasına yönelik çalışmayı FETÖ’nün öğrendiği, gözaltına alınan M.Ö’nün çizdiği KCK şemasının da FETÖ’nün eline geçtiği belirtildi.

İddianamede 'Erdoğan' vurgusu

İddianamede 7 Şubat günü yaşananlara da şöyle yer verildi:

*7 Şubat 2012’de saat 17:00’da MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ve 4 MİT görevlisini telefonla arayarak görevli savcının, ‘İfade vermek üzere makamıma bekliyorum’ dediği, üstelik bu durumun tam başbakanın ameliyat saatine denk getirildiği, başbakanın ameliyata geç girmesiyle bütün kumpasın bozulduğu, Hakan Fidan’ın gözaltına alınması için uğraşıldığı, gözaltına alınmasıyla birlikte, emri başbakandan aldığı algısıyla o zamanki Başbakan olan halen Cumhurbaşkanı olan Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve hükümetin istifaya zorlanması ve hatta devrilmesinin planlandığı, bu kurgu ve kumpas soruşturmanın aslında FETÖ’nün, seçilmiş hükümeti yıkmaya yönelen ilk teşebbüs girişimi olduğu anlaşılmıştır.

“Ercan gün operasyonun talimatını gülen verdi'' dedi

O dönem İstanbul Güvenlik Şube Müdürü olan Yunus Dolar’ın da ifadesi iddianamede yer aldı.

Dolar, MİT krizinin yaşandığı sırada daha önceden Zaman Gazetesinde çalışan gazeteci arkadaşı Ercan Gün’ün kendisine “MİT Müsteşarının ifadeye çağrılması olayının Amerika’da Fetullah Gülen’in de dahil olduğu 12 kişilik bir istişare heyetinden geçtikten sonra, Fethullah Gülen’in talimatı ile bizzat gerçekleştiğini” söylediğini iddia etti.

Aynı dönemde FETÖ’nün sözde Marmara Bölgesi Emniyet imamı olan ‘Arif’ Kod adlı kişi ile görüştüğünü söyleyen Yunus Dolar, Ercan Gün’ün anlattığı olayı bu kişinin de doğruladığını aktardı.

“Polis MİT irtibat elemanı olduğumu biliyordu'' 

İddianamede ayrıca MİT irtibat elemanı olduğu bilinmesine rağmen MİT ile PKK/KCK’yı ilişkili göstermek için gözaltına alınan M.Ö’nün ifadelerine de yer verildi.

M.Ö, ifadesinde emniyetteki sorgusunda kumpas kurulduğunu hissettiğini belirterek yaşadığı süreci şöyle özetledi:

*2005 yılında MİT’ten gelen teklif üzerine irtibat görevlisi olarak çalışmaya başladım. Çözüm süreci ismi verilen görüşme sürecinin başlatıldığını, bu süreçte MİT’in sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için bu konuda örgüt adına etkin rol alan kişilerin davranışlarını takip ederek sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi adına gerekli istihbar tüm faaliyetleri yaptım.

*20 Aralık 2011 günü İstanbul TEM Şube Müdürlüğü ekibi Taksim’deki evime geldi. Evdeki doküman ve belgelerine el koydular. Geldiklerinde benim gerçekte PKK ile irtibatlı olmadığımı, aksine MİT adına çalışmalar yürüttüğümü biliyorlardı. Bu nedenle de arama ve gözaltına alma işlemlerinde farklı tarzda davrandılar.

Avukatı çözmek için istihbaratçı taktiği 

Gözaltına alınan kişilerden sadece kendisinin MİT görevlisi olduğunu söyleyen M.Ö., Emniyete gider gitmez farklı bir nezarete konulduğunu ve “Seni bekliyorduk” şeklinde konuşulduğunu ifade etti.

Emniyette sorguya görevli Serdar Bayraktutan’ın girdiğini belirten M.Ö., MİT’ten kendisine söylenen bir kural ve ilke olduğunu onunda Cumhuriyet Savcısı dışında kimseye ifade vermemesi olduğunu aktardı. Bu nedenle Emniyette ifade vermek istemediğini ancak avukat vasıtasıyla kendinin ifade vermesi için ikna edilmeye çalışıldığını, hatta MİT görevlileri ile görüşülerek ifade verebileceği yönünde kendisine bilgi getirildiğini söyleyen M.Ö., bu süreçte de bundan emin olmak için çeşitli yöntemler uyguladığını aktardı.

İddianamede M.Ö’nün bu yöntemi nasıl uyguladığı da ayrıntılı şekilde yer verildi:

*Sorguda bana arkadaşlarımla kurmuş olduğum ajansın ne olduğu soruldu. Fotoğraf ve haber ajansı olduğunu söyledim.

*Bana, ‘Bu ajansı bize anlat en önemli şey bu ajans’ dediler. Ben de ifade vermeyeceğimi söyledim. Bir kaç saat geçtikten sonra Avukat Polat Küçük, Cumhuriyet Savcısı ile görüştüğünü söyledi. Hatta sonra ben de görüştüm. Burada bu durumu anlatmazsam tutuklanacağım söylenerek ikna edilmeye çalışıldım. Ben de Polat Küçük’e ‘Git dışarı ajanstan iki arkadaşımı bul onlar ne diyorsa bana aynen getir. Ona göre savunma yapacağım’ dedim.

*Polat Küçük yanımdan ayrıldı. Bir süre sonra tekrar yanıma geldi. Arkadaşlarla görüştüğünü söyledi. Ben de tarif etmesini istedim. Tarifinden arkadaşlarım ile görüştüğüne emin oldum. Ne dediklerini sorduğumda avukat bana ‘Anlatsın merak etmesin hiçbir şeyi

Polat Küçük’ün doğru söylediğini kendisine yalan söyleme riskini göze alamayacağını düşündüğünü, bunun üzerine ajansını ve faaliyetlerini detaylıca anlattığını aktaran M.Ö., ifade sürecinin saatlerce sürdüğünü dinlenmek istediğinde 10 dakika bile ara verilmediğini 48 sayfa ifade verdiğini belirtti.

ETİKETLER : 7 şubat MİT kumpasıyla ilgili soruşturma sonlandı
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SON DAKİKA haberleri
E-Mail Bülten Kaydı
DÖVİZ KURLARI
Kur Alış Satış
Dolar 6.1175 6.1420
Euro 6.6369 6.6635
HAVA DURUMU
ISTANBUL
ARŞİV
- -
ANKET
REFERANDUMU DESTEKLİYORMUSUNUZ?
EVET
HAYIR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
EFAHaber

©
Copyright 2015 EFAHaber. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz