ADAY ADAYI ŞAŞMAZ'DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR!

MHP Elazığ Milletvekili Aday adayı İş adamı M.Fahir şaşmaz 24 Haziran seçimleri öncesi çok önemli açıklamalarda bulundu.
Bu haber 2018-05-09 15:02:01 eklenmiştir.

Fahir Şaşmaz kimdir, Malumunuz tanımayanlar için bize kısaca açıklar mısınız?

1970 Elazığ doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi Elazığ da tamamladım. Fırat Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden 1993 yılında mezun oldum. Mezuniyet sonrası iş nedeni ile Ankara ya gittim. Sırasıyla T.C. Ziraat Bankası ve Rekabet Kurumunda kamu hizmeti yaptım. 2005 yılında devletten istifa ederek özel sektöre geçtim. Yurt içi ve yurtdışında faaliyet gösteren bir firmada 10 yıl Genel Müdür Yardımcısı olarak üst düzey yöneticilik yaptım. 2015 yılında tekrar Rekabet Kurumu’ndaki görevime döndüm. Halen bu kurumda çalışmaktayım.

Tasavvuf erbabı ve alimi merhum Cafer Tayyar ŞAŞMAZ (Tayyar Baba)'ın torunu, MHP’nin Elazığ eski milletvekili Mehmet Tahir ŞAŞMAZ 'ın oğlu, ünlü oyuncu Necati ŞAŞMAZ ile dizi ve film yapımcısı, senarist Raci ŞAŞMAZ ’ın amcasının oğluyum.

İş yaşamında başarılı bir Fahir Şaşmaz görüyoruz, sizi genç yaşta başarıya ulaştıran altın kavramlar nelerdir? Başarının en önemli unsuru çalışmak, çok çalışmak daha çok çalışmak. Çalışmadan emek sarf etmeden başarının gelmesi mümkün değil. Başarı hayal kurmak ile başlar. Tabi kurduğunuz hayale önce kendiniz inanacaksınız. Hayalden kasıt geleceğe ve tasarladığınız işe dair kurgu, proje, plan ve tasarımı kapsayan AR-GE araştırması diyebiliriz. Öncelikle kendinizi tanıyacak, ne istediğinizi bilecek ve kurduğunuz hayal doğrultusunda var gücünüzle çalışıp, gerisini Allah’a bırakacaksınız. Büyük ihtimalle gerisi gelecektir. "Allah, malı istediğine, ilmi isteyene verir". Demek ki formül şu mesleğiniz konusunda her türlü donanıma sahip olup, işiniz ile ilgili en ufak ayrıntıya kadar araştırıp, yılmadan usanmadan çalışıp nihayetinde tevekkül edince Yüce Allah en büyük yardımcınız oluyor ...

Bu kadar başarılı bir iş yaşamında sahipken Fahir Şaşmaz’ı siyasete iten sebep ya da sebepler nelerdir? Kısaca aileden gelen yetiştirilme tarzı ve sorumluluk anlayışı ile doğduğumuz, yetiştiğimiz topraklara yani özümüze olan sadakatimiz ilk sebep diyebiliriz. Elazığ’da büyük bir kitle ile gönül bağımızın oluşu ve bu çevre ile her an iletişim halinde olmamız ve bizi biz yapan değerler ile Elazığ'ın sorunlarına kayıtsız kalamayışımız bir diğer sebep olabilir. Aslında toplum olarak her zaman zaten siyasetin içinde olan insanlarız. Ama ne zaman milletvekilliğine soyundunuz diye sorarsanız. Elazığ’ın hala hak ettiği yerde olmadığını düşünmekteyim. Memleketimizdeki kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçilerin çok daha fazla gayret etmesi gerektiğine inanıyorum. Elazığ’a yön veren kişilerin ikili ilişkilerden ziyade liyakat esası ile belirlenip, bulunduğu makamı hak etmesi gerekiyor. Elazığ sadece 5 vekil değil eski sisteme göre aynı zamanda 5 bakan adayı gönderdiği zaman çoğu eksiğin tamamlanacağına inanmaktayım. Tarihinden gelen birikimi, misyonu, kültürü olan memleketimiz elbette her şeyin en iyisini hak ediyor. Türkiye de birçok şehir sonradan kurulmasına rağmen muazzam gelişme ve ilerleme gösterdi. Ancak muhteşem bir tarihi, coğrafi konumu, tabiatı ve çoğu şehre örnek sosyo-kültürel yapısı olan Elazığ yatırım açısından çok daha fazlasını hak ediyor.

Bu çerçeve de hem Elazığ’da gönül birliği yaptığımız insanların da desteğini alarak MHP ve Cumhur İttifakına daha fazla katkımız olacağı düşüncesi ve Elazığ için bir şeyler yapma arzusu beni aktif siyasete sevk etti.

Sizce siyasetin öncelikli teması ne olmalıdır ?

Siyasetin ana unsuru halktır, insandır. Halka rağmen değil halkla beraber ilkesi ile siyaset yapılmalıdır. Halkınıza sadakat, talip olduğunuz göreve ilişkin liyakat ve göreve geldikten sonra ise özverili çalışma, samimiyet, doğruluk, dürüstlük siyasetin olmazsa olmazıdır. Siyaset ideolojik bağnazlardan arındıkça ülkenin genelini kapsadıkça başarılı olabilir. Çünkü ideolojik fanatikliğin okumuş yobazlar yetiştirdiğine inanıyorum. Her fanatik ideolojiye karşı bir fanatizmin geliştiğini göz önüne alırsak; çatışmalar giderek artacak ve Cemil Meriç’in tabiri ile “ ideolojiler kinlerimize takılan maske” haline dönüşecektir. İdeolojik bağnazlık ideal olanın önündeki en büyük engeldir. Bu nedenle yapılan siyasetin geniş kitlelerde kendisine yer bulması, kabul görmesi için ideolojik bağnazlıktan arınması ve uzlaşmaya açık olması şarttır. Maalesef son yıllarda değerlerimizden, inancımızdan o denli uzaklaşmışız ki geçmişimizde, özümüzde, kültürümüzde ve dinimizde olan her şeyi şimdi mum ile arar hale gelmişiz. Müşterisini siftah yapmayan komşusuna yönlendiren esnaf modelinden, komşusunun batmasını kendi maddi refahı görüp sevinen toplum haline gelmişiz. Topluma yön veren kurumların başında siyaset gelmektedir. Bu nedenle bireylerden başlayarak tüm toplumu kucaklayacak bizi biz yapan değerleri siyaset mekanizmasına yerleştirmek mecburiyetindeyiz. Siyasetin etik ve ahlaki kurallar içinde fikir üretmesi şarttır.

Fahir Şaşmaz in Elazığ’a katacağı projeler ve sizin gözünüzde ki Elazığ portresini görmek istesek neler sunarsınız?

“Milletler parasızlıktan değil ahlaksızlıktan çökerler” diyor Çiçero. Maddi refah elbette önemlidir ama ben manevi çözülmenin, ahlaki çözülmenin toplumda gelecek nesiller adına daha derin yaralar açtığına inanıyorum. Bu çerçevede yeni nesillerin eğitim kalitesinin yükseltilmesinin çok önemli olduğu bir gerçektir. Öncelikle Milli Eğitim sistemimizin sonrasında ise yerel kurumların gelecek kuşakların ahlaki erozyonunu önlemek için her türlü imkanı seferber etmesi gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin ve şehrimizin en büyük sorunu olan ahlaki çöküntü ile mücadelenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Gençlik maalesef bizi biz yapan değerlerden giderek uzaklaşıyor. Geleceğimizi emanet aldığımız gençlerimizin özüne dönmesi, yarının Türk toplumuna Elazığ’dan ışık yakması için her türlü imkan seferber edilmelidir. Bu konuda ailelerimize, belediyelerimize, öğretmenlerimize ve din adamlarımıza büyük sorumluluk düşmektedir. Önce hastalığın sebebi belirlenip, tedavisi için acil tedbirlere başvurmalıyız.

Yatırımcılarla sürekli temas kurulup, bölge hakkında bilgi verildiğinde Elazığ bölgenin cazibe merkezi haline gelecektir. Çünkü Elazığ a yapılan yatırım konumu itibari ile en az 5 ile yapılmış olacaktır. Elazığ’ın bu konumu teşvikle de birleşince yatırımcılar için kaçırılmayacak bir fırsata dönüşecektir. Muhakkak surette insanımızı akılcı bir şekilde ticarete ,üretime ve girişimciliğe yönlendirmek zorunda olduğumuza inanıyorum. Elazığ’ın konumu itibariyle zaten gerisi gelecektir.

Elazığ’da insanların bireysel beklentilerden uzaklaştırılıp, ortak proje üreten girişimci bir ruha dönüşmesi için tüm gücümüzle çalışmamız gerektiğine inanıyorum. Ferdi talepler ve bu taleplerle uğraşmak sadece siyasetçi için zaman kaybı ve günlük popülist politikadan öteye gidemez ve Elazığ

Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası ivme kazanan ülkemizin beka sorunu birlik ve beraberliğe duyulan ihtiyaç, ve ülkemizin bağımsızlık mücadelesi verdiği bu günlerde bölücülere, mandacılara, bozgunculara, FETÖ artıklarına ve yandaşları olan siyasi düşüklere meydan okumak anlamına gelen bu seçime kayıtsız kalamazdık .

geneline, geleceğine hiçbir faydası olmadığını düşünüyorum. Elazığ’ın en büyük eksikliği girişimci insanların sayıca çok az olmasıdır. Bunu kayısı örneğinde görüyoruz. Önemli bir kısmı Elazığ’dan temin edilmesine rağmen bizde girişim ruhu eksikliğinden kayısı denilince akla Malatya geliyor. Yine Elazığ mutfağı 150 den fazla çeşit ile Türkiye’de en zengin ikinci mutfak olmasına rağmen ne Türkiye genelinde biliniyor ne de Elazığ’ da veya dışarıda yöresel yemeklerimizin kaliteli bir şekilde sunulduğu birkaç örnek hariç böyle mekanlar bulunmuyor. Oysa gerek teşviklerle gerekse bürokrat ve siyaset adamlarının yönlendirilmesi ile Elazığ halkı her konuda girişimciliğe sevk edilmelidir. Konya’da insanlar evlerinin bahçesinde mobil vinç, tarım ekipmanları üretiyor ve para kazanabiliyorsa bizde mantalite eksikliği var demektir.

Tarımın ve hayvancılığın daha bilinçli ve daha etkin bir şekilde yaygınlaştırılması, seracılığın teşvik edilmesi ovanın nimetlerinden çok daha fazla yararlanmamız gerekmektedir. Karadenize görmeden önce dağı taşı Allah vergisi orman sanıyordum. Oysa gidince öğrendim ki o engebeli ve kötü arazi şartlarına rağmen benim uzaktan orman sandığım ağaçlar tek tek el yordamı ile dikilen fındık ağaçlarıymış. Bu zor şartlara rağmen orada tarım yapılabiliyorsa bizdeki en büyük sorun maalesef elindeki tarlasının, bahçesinin işin hakkını vermeden, hep bireysel olarak devlet kapısında beklemek veya devlette iş peşine düşmek gibi görünüyor.

Ova köylerinin sulama projesinin hiçbir şart ve bahane öne sürülmeden biran evvel gerçekleşmesi de tarımsal destek açısından elzem bir durumdur.

Kentimize gelen göç ile birlikte artan yeni bir sorun olarak genç ve çocuklardaki madde bağımlılığı ile mücadele daha etkin ve bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.

Elazığ’ın en büyük eksiklerinden biri olarak turizmi görüyorum. Birçok olumlu unsura rağmen olması gerekenin çok çok altında şehrimize turist geliyor. Urfa’ya 1 yılda giden turist sayısı bizim 12 yıllık turist rakamımız kadarsa burada da bir yanlışlık var demektir. Yıllık turist sayımızın Urfa’ya yakın rakamlara ulaşması demek Elazığ esnafının 10 kat zenginleşmesi demektir. Maalesef elimizdeki cevherlerin farkında değiliz. Harput gibi bir değere sahip olan Elazığ inanç turizmini, doğal güzellikleri, Sivrice, fırat nehri ile yaz turizmini, su sporlarını, kayak tesisleri ile kış turizmini ve yöresel yemeklerinin etkin tanıtımı ile çok daha fazla turisti şehrimize çekmemek için hiçbir neden yok. Dünyada sadece iki tane olan buzluk mağarasının hali maalesef içler acısı halde. Sırf bu mağaranın çevre düzenlemesinin yapılması ve restore edilerek etkili şekilde tanıtılmasıyla bile bırakın Türkiye’yi dünyanın birçok ülkesinden turist Elazığ’a gelecektir. Yine başarılı bir Elazığspor’un hem gençlik üzerindeki olumlu etkisi hem de Elazığ’ın gelişimi ve ticareti üzerindeki etkisi çok büyük olacaktır.

Gençlik ile alakalı projeleriniz neler olacak?

Bir bilim adamı “Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür.” Diyor. Bence mevzu gençlik olunca devlet adamı hassasiyetinde siyaset yapmak, politika üretmek zorundayız. Bu konuda uzun vadeli projeler üretmek gerekmektedir. Gençlik magazin kültüründen ve boş heveslerden uzaklaştırılmak zorundadır. Okumanın yaygınlaştırılması, gençliğin mesleki eğitime, sanata ve spora sevk edilmesi için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. “Boş bir kafa şeytanın çalışma odasıdır.” Gençler aldığı kaliteli eğitim ile her türlü olumsuzluktan arınacaktır. Yine gençlerin ahlaki durumu, gelişimi ülkemiz geleceği açısından çok önem arz etmektedir. Sonuçta tüm eğitim kurumlarının sıkı bir şekilde denetimi ve genç neslin sürekli gözetim alınması gerekmektedir.

Herkesin mühendis veya doktor olması mümkün değil. Aileler ve öğretmenler çocukların bireysel yeteneğine göre okullar tercih ettirmeliler. Ülkemizde en büyük sıkıntı bana göre ara elemanların yetişememesi… Çoğu sektörde mühendis ile işçi arasında kalifiye ara eleman sıkıntısı çekilmektedir. Ülkemizin lokomotif sektörü olan inşaat sektöründe de durum bundan farksızdır. İnşaat piyasasında ülkemiz firmalarının dünyada 2. Sırada olduğundan hareketle özellikle inşaat piyasasında çok daha fazla Tekniker ve Teknisyene ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Meslek okullarının gelişen teknolojik yeniliklere göre modernizasyonu ile ilgili çalışmalar yaparak meslek geliştirme kurslarına daha fazla yer vermek zorundayız.

Gençler için spor tesislerinin sayısının arttırılması ve sporun bir hayat nizamı olduğu fikrini aşılamak zorundayız. Gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmanın en önemli faktörlerinden birinin spor olduğunu düşünüyorum. Yine gençlerimizin her türlü sanat dalı ve müzik konusunda eğitim almalarının yaygınlaşması ve teşvik edilmesi birçok gencimizi kahve köşelerinde vakit öldürmekten kurtaracaktır.

Gençlerin çoğu devlet memuru olabilmek hayali ile vasıfsız bir halde zaman kaybetmek yerine, sürekli kendilerini yenilemek ve geliştirmek zorundalar. Çünkü herkesin devlet memuru olması imkansız. Genç girişimcilere destek verecek, onları olumlu yönde teşvik edecek müesseselerin hassasiyetle bu konuda çalışması da gerekmektedir. Gençlerdeki enerji, heyecan ve çalışma azminin iş adamlarının tecrübesi ve fikirleri ile harmanlandığında çok güzel sonuçlar alınabileceğini tahmin ediyorum.

Daha önceki sorunuza verdiğim cevaptaki gibi gerekli hamleler yapılıp Turizm, Ticaret, Tarım ve Hayvancılığın gelişmesi neticesinde mevcut istihdam sorunu önemli ölçüde azalacaktır. Gençlerimiz Turistik tesislerde, fabrikalarda, üretim tesislerinde, spor tesislerinde, turistik rehberlik dalında ve birçok alanda kendilerini yetiştirmiş olmaları şartı ile iş imkanları bulacaklardır.

 

Son olarak eklemek istediğiniz şeyler var mı_

Siyasetin günlük heveslerle değil yarınları kapsayan ilkelerle ideallerle yapılması gerektiğine inanıyorum. Aktif siyasete kişisel duygularla değil, Ülkeme, Elazığ’a ve hemşerilerime faydam olacağına inandığım için girdim. Belki de her zaman bir parçası olmaktan gurur duyduğum, o eşsiz kültürü ile yetişmem sebebiyle sürekli Rabbime şükür ettiğim Elazığ’a vefa borcumu ödemek arzusu beni aktif siyasete itti. Bu nedenle Elazığ için hizmete her zaman talibim. Tabii hizmetin de farklı yöntemleri vardır. Siyaset halka hizmet yöntemlerinden sadece biri… Görev aldığım her makamda her zaman memleketim için elimden geldiğini yaptım ve yapmaya da devam edeceğim.

M. Fahir ŞAŞMAZ

ETİKETLER : Fahir şaşmaz özel açıklamalar
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
E-Mail Bülten Kaydı
DÖVİZ KURLARI
Kur Alış Satış
Dolar 5.8083 5.8316
Euro 6.4849 6.5108
HAVA DURUMU
ISTANBUL
ARŞİV
- -
ANKET
REFERANDUMU DESTEKLİYORMUSUNUZ?
EVET
HAYIR
SÜPER LİG PUAN DURUMU
EFAHaber

©
Copyright 2015 EFAHaber. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz